content top

Les Six ( Fransız Altıları )

Fransız Altıları (Les Six) Fransa’da Romantik müziği savunan Wagner hayranlarına, izlenimcilere ve müzikte karmaşık yöntemlerin tümüne karşı çıkan bir grup besteci Les Six adı altında toplanır. Amaç, daha yalın, içten, melodik, çocuksu, güleç bir müzik yapmaktır. Artık büyük salonlarda yorumlanacak geniş çaplı orkestra yapıtları yerine küçük müzikhollerde, fuarlarda, açık hava şenliklerinde çalınabilecek, her yere taşınabilir küçük müzik toplulukları için yapıtlar yazılmaya başlanır. Savaş bunalımını yaşayan insanın karabasanını, ruhsal sorunlarını dile getiren müzik değil, tam tersine onu eğlendiren, oyalayan neşelendiren müzik gereklidir. Altıların müzik dili Yeni Klasik eğiliminde ve Geç İzlenimci yapıdadır. Altılar’ın sözcülüğünü Fransız yazar Jean Cocteau, yazarlığını Getrude Stein yapar. Grup ile birlikte sayılmasa da öncüleri Erik Satie (1866-1925) olmuştur. Satie’nin Parade ( Geçit Töreni ) adlı bale yapıtı, Fransız Altıları’nın görüşüne ışık tutmuştur. Altılar’ın en önemli üyeleri, Darius Milhaud ve Francis Poulenc’tir. Milhaud’nun Dünyanın Yaratılışı, Damdaki Öküz gibi yapıtları, gerçeküstü bir anlayışla zamanın Dada akımına yaklaşırlar. Fransız Altıları’nın üyelerinden Poulenc ve Milhaud en ünlüleri olmuş, Honegger başka akımlarda parlamıştır. Diğer üç üyeden Georges Auric (1899-1983) film müzikleriyle ünlenmiş, tek kadın üyeleri Germaine Tailleferre (1892-1983) ve Louis Durey (1888-1979) grubun felsefesini en çabuk yitirenler olmuştur. Türk Beşleri, Rus Beşleri ( bkz ) PİYANO ORG VE SAZ DERSLERİ/KADIKÖY 0216 414 93 84...

Read More

Turk Besleri

Türk Beşleri, Necil Kâzım Akses, Hasan Ferit Alnar, Ulvi Cemal Erkin, Cemal Reşit Rey ve Ahmet Adnan Saygun‘a bazı yazarlar tarafından verilen grup adıdır. Rus Beşleri ‘ne benzetilen bu beş Türk besteci gerçekte, Fransız Altıları gibi, ortak bir estetik anlayış çevresinde bir araya gelen müzikçiler değildi. Rus Beşleri gibi onlar da ulusal kaynaklardan yararlanmaya öncelik vermişlerdi. Ama, Rus besteciler bu tutumlarıyla bir tepkiyi temsil ederken, Türk Beşleri diye adlandırılarak ortak bir çizgiye çekilmek istenen besteciler, yeni kurulan cumhuriyet rejiminin resmi mü­zik politikasını gerçekleştirmeye girişmişlerdi. Beş besteci bazı ortak özellikler taşımakla birlikte, gerek kişiliklerinden, gerek müzik öğrenimi aldıkları çevrelerden kaynaklanan üslup farklılıkları da göstermişlerdir. Akses, Necil Kâzım (1908-99) Daha ilkokuldayken keman ve viyolonsel öğrenme­ye başlayan Necil Kâzım Akses lise öğrenimi sırasında Cemal Reşit Rey’den armoni dersle­ri aldı. Devlet bursuyla Viyana Devlet Müzik ve Görsel Sanatlar Akademisi’nde viyolonsel ve kompozisyon (bestecilik) öğrenimi gördü. Daha sonra Prag Devlet Konservatuvarı’nda Joseph Suk’un da öğrencisi oldu. Ayrıca Âlois Haba’dan, çeyrek ve Vfe ton dizisi müziğinin kuramsal temellerini öğrendi. Tür­kiye’ye dönünce, Ankara Devlet Konservatuvarı’nın kuruluşuyla ilgili çalışmalarda Paul Hindemith ile işbirliği yaptı. Bu okul öğreni­me başlayınca da kompozisyon dersleri ver­meye başladı. Bir ara konservatuvarın mü­dürlüğünü de üstlendi. Daha sonra Güzel Sanatlar genel müdürlüğü, Bern ve Bonn kültür ataşelikleri, Ankara Devlet Opera ve Balesi genel müdürlüğü gibi görevlerde bu­lundu. 1971’de kendisine “devlet sanatçısı” unvanı verildi. Halen Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda kompozisyon pro­fesörüdür. Türk Beşleri’nin öteki üyeleri gibi geleneksel müzik birikimimize dayanarak bestelediği yapıtlarıyla, çoksesli müziğin Türkiye’de yer­leşmesine katkıda bulundu. Gençlik yapıtla­rında daha çok halk ezgilerinden yararlanır­ken, olgunluk döneminde özellikle klasik Türk müziğinden yararlandı. Başlıca yapıtları Çiftetelli (orkes­tra için senfonik dans, 1934), Minyatürler (piyano için, 1936), Ankara Kalesi (senfonik şiir, 1942), Birinci Senfoni (1966), Itri’nin Neva Kâr’ı Üzerine Scherzo (büyük orkestra için, 1970), Senfonik Destan (1973), Viyola Konçertosu (1977), İkinci Senfoni (1978), Üçüncü Senfoni (1979-80), Dördüncü Senfoni (1983), Atatürk Diyor ki (1988).   Alnar, Hasan Ferit (1906-78) Çok küçük yaşta kanun öğrenmeye başlayan Hasan Ferit Alnar 12 yaşındayken bir kanun virtüözü sayılıyordu. Darüttalim-i Musiki adlı dernek­teki çalışmalara kanunuyla katıldığı yıllarda, özel olarak armoni, kontrpuan ve füg dersleri aldı. Müzik uğruna mimarlık öğrenimini yarı­da bırakarak Viyana’ya gitti ve konservatu-varda Joseph Marx’ın sınıfında kompozisyon öğrenimi gördü. Viyana Devlet Müzik ve Görsel sanatlar Akademisi’nde ise orkestra şefliği derslerini izledi. Türkiye’ye dönünce İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda (bu­günkü İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvari) müzik tarihi öğretmenliğine ve Şehir Tiyatroları orkestra şefliğine atandı. 1936’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası‘nın şef yardımcılığına getirilen Alnar bir yandan da Ankara Devlet Konservatuvarı’nda ders ver­di. Orkestranın şefi Ernst Praetorius 1946’da ölünce Alnar onun yerini aldı. 1952-55 arasın­da Viyana’da kaldı ve çeşitli orkestraları yönetti. Yurda döndükten sonra bir süre Devlet Opera ve Balesi genel müdürlüğünde bulundu. Sonra yeniden Viyana’ya gitti. 1964’te Ankara’ ya döndü ve zaman zaman...

Read More
content top
jigolo kiralik vidanjor vidanjor bostancı escort pendik escort maltepe escort kartal escort kurtköy escort pendik escort porno video